Anayasa Hayvanları Koruyor mu?

4
214

Hayvanların hukukî durumundan bahsedileceği zaman hemen Hayvanları Koruma Kanunu’dan örnek hükümler verilir. Ancak evinde bir hayvanla yaşıyor olsun ya da olmasın bir hayvanseverin öncelikle Anayasa’daki güvenceleri bilmesi gerekir. Çünkü Anayasa hukuk sisteminin temel ve üst normudur, bütün kanunların Anayasa’ya uygun olması gerekir. Yani Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu, Hayvanları Koruma Kanunu gibi kanunlarda yapılacak değişikliklerin öncelikle Anayasa’ya uygun olması gerekir. Bu sebeple öncelikli olarak Anayasa bize ne gibi koruma araçları sağlamış, hayvanların güvenliği ve refahı nasıl güvence altına alınmış bunu bilmek gerekir.

Anayasalar nitelik itibariyle detaylı düzenlemeler yapmaz; kanunlar için sınırlar çizer, çerçeve oluşturur. Bu sebeple soyut bir yönü de vardır, hükümlerin yorumlanmasına ihtiyaç duyulur. Bahsettiğim özellikler sebebiyle anayasamızda açıkça hayvanlara ilişkin bir hüküm yer almıyor. Aslında anayasanın çerçeve nitelik taşıması, soyut bir metin olması hayvanlara ilişkin hükümler getirmesine engel değil. Hayvanların refahının sağlanmasına ilişkin açık bir çerçeve de çizmesi mümkün ama bu biraz ülkemizin sosyo-ekonomik, kültürel yapısının, gelişmişlik düzeyinin hukuk sistemine yansıması olarak görülebilir. Yine de yasama organı tarafından mutlak suretle dikkate alınması gereken bir eleştiri olduğunu not düşelim.

Bahsettiğim gibi Anayasa’da hayvanlara ilişkin açıkça bir hüküm yok ama yorum yoluyla 56. ve 169. maddelerden hayvanların korunmasına ilişkin sonuçlar çıkarabiliriz. 56. Madde “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” hükmünü içeriyor ve çevre hukukunun ana maddesi denebilir. Maddeyi basit bir mantıkla yoruma tâbi tutalım. Bu maddeden hareketle hayvanların da doğanın ve yaşadığımız çevrenin bir parçası olmaları sebebiyle sağlıklı ve dengeli bir çevrenin sağlanabilmesi için korunmaları gerektiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Çevrenin geliştirilmesi, korunması, ekolojik dengenin sağlanması ancak çevrenin bir unsuru olan hayvanların da korunmasıyla mümkündür. Yani bu maddenin dolaylı yoldan hayvanları da kapsadığını, onları koruyucu bir nitelik taşıdığını söyleyebiliriz.

Anayasa’da hayvanları koruyacak bir başka hüküm de ‘Ormanların korunması ve geliştirilmesi’ kenar başlıklı 169. madde olabilir. “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. … Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.” Burada 56. maddeye kıyasla biraz daha dolaylı bir yorum yapılabilir. Ormanlar sadece ağaç topluluklarından oluşmaz; temiz hava, su, toprak, bitki örtüsü ve içinde barındırdığı hayvanlarla bir bütündür. Eğer ormanların korunmasına ilişkin tedbirlerin alınması devletin sorumluluğundaysa bu sorumluluğun kapsamına ormanların bir unsuru olan hayvanlar da girecektir. Bu bağlamda devlet ormanda yaşayan hayvanların korunması ve refahlarının sağlanması için önlemler almalı, düzenlemeler yapmalıdır. Bu hüküm özellikle yaban hayvanları için önemli nitelik taşır.

Tekrar etmek gerekirse anayasa bir devlet düzeninin en temel ve üst hukuk metnidir. Kanunların ve diğer yazılı hukuk metinlerinin anayasadaki çerçeve içinde kalması gerekir. Anayasamızın hayvanların korunmasına ilişkin açıkça bir hüküm getirmemesi toplumsal gerçeklerden bağımsız düşünülemez ama yine de bu büyük ve önemli bir eksikliktir. Belki Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki eksikliklerden daha önemli nitelik taşır çünkü bir hakkın ya da güvencenin anayasal olması onu başka bir kategoriye sokacak, çok daha güçlü ve sarsılmaz kılacaktır. Ama yine de yukarıda yoruma tuttuğum maddeler dolaylı olarak hayvanların korunması sonucunu da doğurur ve bunların bilinmesi tüm hayvan hakları savunucuları için birincil nitelik taşır.

Sena Çiçekli

4 YORUMLAR

  1. Ozellikle belediyeler ve sokak hayvanlari yogun olarak gundemdeyken hayvan haklarinin anayasadaki yeri ile ilgili bu yazi cok bilgilendirici olmus. Yazilarinizin devam etmesini dilerim, cok guzel bir yoldasiniz. Bir sonraki yazinizin konusu belirli degilse belediyelerin bu alandaki yetkileri sorumluluklari ve sinirlarina iliskin bir yazi yazmayi dusunur musunuz?

    • Yazılı normlardaki daha genel nitelikte hükümleri inceledikten sonra belediyelerin yetki ve görev alanlarına ilişkin detaylı bir yazı da yazacağım, öneriniz için çok teşekkür ederim.

  2. Zarar vermenin,yaşamları yok etmenin kolay asıl zor işin yaşatmak,korumak olduğu bugünlerde çok önemli bir konuda çok değerli bir yazı olmuş.Bir sonraki yazılarınızı merakla bekliyorum.Emeğinize sağlık.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin.
Lütfen isminizi girin.