Sessiz dostlarımız söz konusu olduğunda sıkça duyduğumuz ve yapılan araştırmalara rağmen hâlâ tartışma konusu olan kızgınlık dönemi ve kısırlaştırma operasyonuna bir açıklık getirelim istedik ve sizler için bu yazıyı derledik.

Hayvanlarda ergenlik yaşı (seksüel olgunluk) çoğunlukla 6-12 ay arasındadır. Bu dönemde ilk kızgınlık belirtilerini gösterirler. 
Hastalık, beslenme ,ırk farklılıkları, iklimsel farklılıklar ve genetik faktörler bu sürenin uzamasına etki edebilir.
Kızgınlık dönemindeki bir hayvanda görülen davranışları sıralamak gerekirse:
  • Dişi kediler kızgınlık (östrus) dönemine geldiklerinde kuyruğunun üst kısmına dokunduğunuzda hemen poposunu kaldırarak tepki verir ve çoğunlukla yumuşak sesler çıkarırlar. Hareketlilik ve oyunculuk artar. Çiftleşmek için kaçma isteği fazladır. Sürekli yalanma ve temizlenme arzusu vardır.
  • Erkek kedilerde koku bırakma, daha agresif tavırlar,  hiyerarşik liderlik isteği, bağırma, kaçma gibi durumlar görülmektedir.
  • Dişi köpeklerde kızgınlığın yaklaşmasıyla cinsel bölgede gözle görülür bir şişme olur ve regl kanaması başlar. Bu süreç ortalama 3 hafta sürer ve yaklaşık 6 ayda bir tekrarlanır.
  • Erkek köpekler hiyerarşik liderlik isteği ile daha agresif, baskın bir yapıda olurlar. Eş aramak için kaçmaya meyillidirler ve koku bırakma davranışları görülmektedir.
Kısırlaştırma operasyonu ise sadece üremeyi kontrol altında tutmak için değil onların sağlığına olumlu katkıları nedeniyle de veteriner hekimlerin sıklıkla yaptığı ve tavsiye ettiği cerrahi bir girişimdir.  
Kızgınlık ve kısırlaştırma hakkında doğru bilinen birtakım yanlışlar da vardır:
  • “Doğum yapmak sağlık açısından faydalıdır.” cümlesi bilimsel bir söylem değildir. Hamilelik, doğum ve sonrasındaki yavru bakım süreci hem yavrunuzu hem de sizi çok yoran ve zorlayan bir süreçtir.
  • “Annelik duygusunu tatsın.” düşüncesi doğru değildir. Onlardan insan benzeri bir annelik duygusu beklenmemeli; kedi ve köpekler anne veya baba olmak için çiftleşmez, üremek için içgüdüsel olarak çiftleşirler. Hamilelik ve doğum onlar için sadece çiftleşmelerinin bir sonucudur. Akraba içi çiftleşmeler bu içgüdüsel üremenin en net örneğidir; anne ve baba kendi çocuklarıyla dahi çiftleşebilirler. Dişiler doğum yaptıktan sonra çevrede erkeklerin varlığını istemezler. Erkekler sadece tekrar çiftleşme isteği ile gelirler ve bu süreçte yavrulara zarar verebilmektedirler.
  • “En azından bir kez çiftleşsin.” cümlesi özellikle erkek köpek sahiplerinden çok duyulan bir cümledir. Bir kez çiftleşmesinin hiçbir anlamı yoktur, ertesi gün tekrar bir dişi köpek arıyor olacaktır. Her çiftleşme sonucu belirli bir sayıda bebek var olacağı düşünülse ve her doğan bebeğin en az bir kez çiftleşmesi öngürülse dahi var olacak hayvan sayısı oldukça fazla olacaktır.
  • Kısırlaştırılınca kilo alındığının zannedilmesi de yanlıştır. Kilo alınmasının sebebi kısırlaştırılmaları değil, doğru beslenmemeleridir. Kilo almaya meyilli olan, yeterli egzersiz yapmayan dostlarımız her koşulda kilo alacaklardır. Özellikle kısırlaştırma operasyonu erken yaşlarda yapılırsa vücudun dengesi ona göre kurulacağı için kilo alma eğilimi azalır. Kilo sorunu, kısırlaştırılmış kedi-köpeklere kısırlığa uygun mama alınmasıyla beraber neredeyse tamamen ortadan kalkar.
  • “Kısırlaştırılınca hareketsizleşir, huyları değişir.” düşüncesi doğru değildir. Kısırlaştırmak hayvanın karakteri üzerinde değil hormonları üzerinde bir etkiye sahiptir. Sadece hormonal aktivitelerine bağlı hareketlerinde azalma görülür. Agresif davranışları azalır, hormonal baskı ortadan kalktığından daha az gergin hattâ daha sevecen olurlar. Çiftleşme dönemlerinde evden kaçma ve sizi çekiştirme eğilimleri azalır.
  • “Operasyon sonrasında bana küser.” diye endişelenmeye de gerek yoktur. Hiçbir kedi-köpek çok sevdiği sahibine onu kısırlaştırdı diye küsmez. Sadece geçirdiği operasyon sonrasında birkaç gün keyifsiz olabilir ve sizinle eskisi kadar ilgilenmeyebilir; fakat bu geçici bir süreçtir, kısa sürede eski haline dönecek hatta rahatlayıp daha kuvvetli bir bağ kuracaktır.
  • Dişilerde gelişebilecek rahim-yumurtalık kanserleri, kistler, ciddi enfeksiyonlar, pyometra(rahim iltihabı), yalancı gebelik ve mastitis(meme bezlerinin ağrılı yangısı)gibi hastalıklara önlem almış olursunuz.
  • Erken yaşta kısırlaştırılan dişilerde meme, erkeklerde prostat kanseri riski diğerlerine göre çok düşmektedir.
  • Memesiz daha dinamik bir bedene sahip olacaklar.
  • Adet akıntıları ve koku bırakma olayları kesilir.
  • Çiftleşmek için evden kaçma ve pencerelerden atlama gibi olaylar, karşı cinsi eve ve çevreye toplamak gibi sorunlar da ortadan kalkmış olacaktır.
 “Operasyon için ücret ödemem gerekiyor.” endişesiyle kısırlaştırmanın karşısında durmak da çok mantıklı değildir. Evet kısırlaştırma işlemi bütçenize yük getirebilir; ama bu işlem hayvanınızın sağlığı açısından oldukça faydalıdır.   
Bir hayvanın gebelik ve doğum sonrası masraflarını, bebeklerin ihtiyaçlarını düşünecek olursak bunlar bütçenize kısırlaştırma operasyonundan çok daha fazla yük getirecektir.
Kısırlaştırma Yöntemleri 
Dişilerde kısırlaştırma yöntemi iki şekilde gerçekleşir:
Daha yaygın olarak yapılan ve önerilen yöntem yumurtalıkların rahimle beraber alınması işlemidir. Bir diğer yöntem ise sadece yumurtalıkların alınması ve rahmin bırakılmasıdır. Erkeklerde ise kısırlaştırma, testislerin operasyonla alınması işlemidir. Bunun yanı sıra geçmiş zamanda daha yaygın olarak yapılsa da günümüzde de hâlâ görülebilen sadece yumurtalıkların tüplerinin bağlanıp bırakılması işlemi de mevcut.
Yaygın her iki yöntemde de asıl olan yumurtalıkların alınmış olmasıdır. Nadiren görülen bir durum olsa da yumurtalıkların alınması esnasında yumurtalık parçasının kalması sonucunda  kalan parça vücut içerisinde sürekli hormon salgılayan kistik yabancı bir cisim olarak kalabilir ve çok da istenmeyen bir duruma dönüşebilir. Sürekli olan hormonal etkiye bağlı olarak kedi davranışlarındaki değişiklik bağırma olarak ortaya çıkarken köpeklerde sürekli östrüs kanamalarının görülmesi ve geçmemesi gibi anormal davranışlar meydana gelir ve bu durum yeni bir operasyonla ortadan kaldırılabilir.
Önceden bilgi sahibi olmak, iyi bir veteriner seçmek ve kısırlaştırmak için doğru zamanı kollamak bu riski ortadan kaldıracaktır.

Birçok klinikten aldığınız fiyatların birbirinden farklı olması, kedi-köpeğinize uygun anestezi seçiminden, dostunuzun yaşından, kilosundan,operasyonda kullanılan malzemelerden, uygulanan ilaçların maliyetlerinden kaynaklanmaktadır.
Dileriz dostunuzla birlikteliğiniz sağlıklı ve daim olsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin.
Lütfen isminizi girin.