René Descartes (Dekart) 17. yüzyılda hayvanları birer automata, yani düşünmeden hareket eden varlıklar olarak addettiğinden beri, insan kendini bir düşünen varlık olarak görerek, kendini hayvandan üstün bir yere oturttu. Ancak durum şu ki Dekart, hayvanların hisseden ve duyumsayan varlıklar olduğunun da altını çizmişti. Dolayısıyla biz insanlar da hisseden ve duyumsayan varlıklar olarak, hayvanların psikolojisini anlamakla yükümlüyüz. Üstelik, hayvanların psikolojisinin insanların psikolojisine dair de açacağı çok pencere var.

The Moral Lives of Animals kitabının yazarı Dale Peterson kitabında ‘hayvanlarda ahlak’ kavramını inceleyerek hayvanların psikolojisi kavramına yeni bir bakış açısı getiriyor.

Peterson, 15 yıldır Kosta Rika’da ‘Beyaz yüzlü Kapuçin Maymunları’ ile çalışan primatolog Susan Perry’nin gözlemlerinden ve kapsamlı çalışmalarından elde ettiği bulguları bu kitapta biz okuyucularla buluşturmuş. Perry’nin de belirttiği gibi yerliler ve turistler beş dakika maymunlara bakınca onlar hakkındaki tüm bilgilere sahip olduklarını sanıyorlar. Oysa bu karmaşık primat dünyasını açıklamak için çok daha fazla bilgi ve gözlem gerekir.

Hayvanlar Hakkında Üzerine Düşünmeye Değer 10 Psikolojik Bilgi

1. Sıçanlar da kahkaha atıyor.

Sıçanlar da insanlar gibi gıdıklanır. Gıdıklandıklarında aynı insanlar gibi son derece tiz bir sesle bu harekete tepki verirler. Araştırmalar gösteriyor ki, bazı sıçanlar yemek yerine gıdıklanmayı tercih etmişlerdir.

2. Filler ağır depresyona girebilir.

İnsanların filleri eğitmek için kullandığı bazı yöntemler onlar için son derece üzücü olabiliyor. Filleri kontrol altına almak için onları bir yere bağlayıp günlerce aç ve susuz bırakan insanlar fillerin psikolojisinin derinden yaralanmasına neden oluyor. Bu muameleyi kaldıramayan bazı filler hortumlarından nefes almayı durdurarak intihar ediyor, bazılarıysa ipler çözülüp özgür kalma imkanları olduğunda dahi yerinden hareket etmiyor. Bu da bize, fillerin ağır depresyon geçirebildiğini gösteriyor.

Bu fil, Japonya’da bir hayvanat bahçesinden, 68 yaşındaki Hanako. Kendisi yalnızlık ve doğal ortamda olamamaktan dolayı depresif hissediyor.

 3. Hayvanlar da oyuna özel bir zamansal ve enerjisel yatırım yapıyorlar.

Oyun oynamak memeliler için enerjisel olarak dezavantaj; ancak yine de memeliler zamanlarının yüzde 1 ile 10’unu oyun oynayarak geçiriyor. Bu da oyunun evrimsel psikolojimizde önemli bir yeri olduğunu gösteriyor.

4. Yunuslar birbirlerine isimle hitap ediyorlar.

Yakın zamanda yapılan çalışmalar yunusların sesleri taklit yoluyla iletişim halinde olduklarını göstermiştir. Ayrıca diğer yunuslar tarafından çağrıldıklarında bu çağrının kendilerine olup olmadığı ayrımını da yapabilmektedirler. Bu da her bir yunusun kendine özel bir isminin olduğunun göstergesidir.

5. Hayvanlar da intihar ediyor

Filler ve yunusların intihar edebildiklerini biliyoruz. Zor koşullardaki bir fil kendi hortumunun üzerine basarak kendini havasız bırakmak suretiyle intihar edebiliyor. Şimdi bu hayvanların zekalarının boyutlarını tekrar düşünün: sadece gelecek algıları değil (ki bu algı sayesinde koşullarının değişme ihtimalinin pek olmadığının bilincine varıyorlar) ayni zamanda kendi anatomilerini ve ahlaklarını da kavrayabilecek durumdalar

6. Yavru erkek köpekler, dişileri oyunda koruyor.

Araştırmalar gösteriyor ki, yavru köpekler oyun oynarken, erkek olanlar, dişi olanların bazen kazanmalarına izin veriyorlar. Bu bulgu şunu gösteriyor, yavru köpekler sadece oynadıkları oyunun doğasını değil (yani oyun oynadıklarını biliyorlar), aynı zamanda karşılarındakinin nasıl hissedeceğini de tahmin edebiliyorlar. Yazının orijinal yazarı not düşmüş: “Maalesef ki insanlar arasında bile böyle bir anlayış düzeyi henüz yok…”

7. Maymunlar adalete önem veriyor.

Adaletten bahsedersek maymunların bu konuda son derece duyarlı olduğunu söyleyebiliriz. Maymunlar aynı iş için farklı ödeme yapıldığında bunu fark ederler ve yapılan hatanın fark edilmemesi veya özür dilenmemesi durumunda büyük üzüntü duyarlar. Bu durum maymunların adalet ve eşitlik kavramlarını son derece önemsediğini göstermekle birlikte kıskançlığa benzer bir duyguyu deneyimlediklerini de ifade etmektedir.

8. İnekler dostluklar kurarlar

Arkadaşlığı sadece insanlara özgü eşsiz bir kavram olarak algılıyor olabilirsiniz ama aslında bu hiç de doğru değil. İnekler üzerinde yapılan çalışmalar gösteriyor ki en yakın arkadaşlık bağı da kurabiliyorlar. Öyle ki birbirlerinden ayrıldıklarında çok etkileniyor ve üzüldüklerine dair belirtiler gösteriyorlar

9. Şempanzeler de ilk insanlar gibi tehlike karşısında ritüalistik hareketler yapıyorlar.

Yangınlar, seller veya fırtınalarla karşı karşıya kaldıklarında en yakın akrabamız olan şempanzeler de ilk insanlar gibi ritüalistik hareketler yapma eğilimindedir. Yağmur dansı bu hareketlere yalnızca bir örnektir. Belki de bu hareketler dinlerin erken dönem belirtileri olabilir ve belki de şempanzeler tanrıları olan büyük şempanzenin yağmur yağdırdığına inanıyordur.

10. Domuzlar bilgisayar oyunu oynayabiliyorlar

Domuzlara ödül karşılığında bilgisayar oyunu oynamanın öğretildiği çalışmalar mevcut. (Call of duty onlar için biraz üst seviye kalsa da) pong ve breakout gibi basit oyunları oynayabiliyorlar işin daha da etkileyici yanı ise Pig Chase ile İpadden domuzlarla oyun oynayabilirsiniz. Teknik olarak bu domuzların iphone ve internet kullanmalarının örneği olarak görülebilir.

 Health Guidance

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin.
Lütfen isminizi girin.